Bir çalışanın sikiş dünyası-1

Bir çalışanın sikiş dünyası-1
Aylardır işsizdim. Onlarca firmaya CV göndermiş hiçbirinden de bir cevap alamamıştım. Parasızlık canıma tak etmişti. Telefonum çaldığında bir umutla açtım telefonum
– Tahsin Beyle mi görüşüyorum
– Evet buyurun benim
– Merhaba Tahsin bey, ben Gülşah Metafor Denizcilik ve Dış Ticaretten, CV’nizi inceledim. Müsait misiniz bu gün bir iş görüşmesi gerçekleştirmek istiyoruz. Saat 16:00’da şirket merkezimizde olur musunuz?
– Tabi, Tabi Gülşah hanım.

Yataktan bir çırpıda doğruldum, hemen bir tıraş oldum. Gömlek ve pantolonumu ütüledim. Artık bitmek üzere olan parfümümden bolca sürüp şirket merkezine belirtilen saate gitmiştim.

– Hoş geldiniz Tahsin Bey
– Teşekkür ederim, Hoş buldum.
– Evet, şimdi daha önceki tecrübeleriniz bizim için yeterli, yeni kurulan bir firmayız bize dış ticaret departmanında oldukça lazım olan kişinin bütün özelliklerini taşıyorsunuz. Elbette birkaç sorum olacak.
– Tabi buyurun lütfen
– Sizi seçmemiz için en geçerli üç sebep nedir?
– Farklı oluşum, hızlı çözüm üretebilmem ve işe ihtiyacım olması
– Sizin farkınız nedir?
– Geniş bir pencereden bakabiliyorum hayata
– Hımmmmm, peki sizce insan ilişkilerinden geçerli olan kural nedir
– Kaçan kovalanır
– Hahahaha onu sormuyorum genel olarak nedir
– Bu genel bir kural değil mi?
– Bence değil Tahsin Bey
– Sizce nedir peki?
– Burada mülakata katılan sizsiniz ama
– Evet, değil mi sizde beni seçecek olan kişi o nedenle benden daha iyi şartlardasınız bende elinize düşmüş birisiyim
– Anlamadım
– Anlamayacak bir şey yok Gülşah hanım kendinizi gördüğünüz yer diyorum aslında gerçek yeriniz değil bu görüşme bittiği zaman yine klasik insan olacaksınız. Ben müsaadenizi istiyorum saat 17’ye geliyor bugün şampiyonlar ligi maçı var.
– Ya mülakat, daha bitmemişti
– Eh bence siz yarında benim gibi birkaç insan bularak egonuzu tatmin edebilirsiniz, bakışlarınız kendimi kötü hissetmeme sebep oluyor. İnsan ilişkileri sorunuza gelince kanımca önce insana insan gibi davranmak olabilir, evet işsizim ama bu acımasız bakışlarınıza tahammül edeceğim manasına gelmiyor.

Binadan çıktığımda kendime lanetler ediyordum. Ne vardı iki dakika şu kişisel huylarımdan vazgeçseydim. İyi mi oldu böyle aptal herif yine işsizsin.

Değilmişim. İki gün sonra mailme gelen evrak listesini hazır edip başlamıştım işe. Kendime ait masada Serhat, Deniz, Nilay, Elif, Tuba ben ve sorumlumuz Gülşah hanımla birlikte çalışıyorduk. Geniş bir odada tam 7 kişiydik. Kısa zamanda işe uyum sağlamıştım hem işe hem de ortama uyum sağlamak zor olmadı, iş arkadaşlarımı tahlil ediyor ve ona göre davranıyordum.

İlk maaşımı aldığımda artık rayına girmiş bir hayatım vardı. Serhat ile iyi bir arkadaşlığımız olmuştu hatta kanka bile olmuştuk bu kısa zamanda. Deniz ise bizden daha uzakta durmayı tercih eden hemcinsimizdi. Nilay şen şakrak bir kızdı, Elif ise türbanlı ve aşırı ciddi ve evli bir kadındı. Tuba ise sıradan nişanlı ve gelinlerin tatlı telaşı sayfasından fırlamış gibi bir karakterdi. Gülşah esmer tam bir milfdi kalın çerçeveli gözlüklerinin üzerinden insana bakan sert ama adaletli birisi hissini veriyordu.

Serhat bile ilk maaşımı ıslatmaya karar vermiştik hem de iş yerinden bahseder daha iyi bilgiler edinirim diye düşünüyordum. Ustura Hasan’ın yerinde rakılarımızı yudumluyor, havadan sudan konuşuyorduk.
– Ya bak sana bir şey deyim mi Tahsin?
– De kanka
– Oğlum senin işe gelmen iyi oldu, ulan amcıkların yanında sıkılıp duruyordum yahu
– E deniz var ya lan
– Ya boş ver onu, olmaz olsun onun gibi erkek
– Niye lan
– Lan oğlum işte kafa dengi değil. Kaç senedir yan yanayız daha bir içmeye gitmedik.
– Yuh, peki ya diğerleri
– Ha amcıkları mı diyorsun, bakma hepsi iyidir işinde gücündeler. Bir tek Elif biraz sıkıntılı
– Niye mutaassıp diye mi
– Yemişim onun mutaassıplığını o var ya senden önce Kemal diye bir çocuk vardı onunla arası iyiydi. Bu Gülşah yok mu hah o basmış bunları ofiste bildiğin sikişirken ondan sonra Kemal’i şutladılar. Elif, Gülşah’ın akrabasıdır kıyağını geçti tabi. Bir de alt kademeden salağın tekini bulup everdi. Elif’de kapandı oldu bitti her şey.
– Yapma yav…
– Kimse bilmiyor bunu ama ha. Aramızda kalsın, ekipten tek bilen benim.
– Sen nereden biliyorsun lan
– Gülşah ablam benim
– Ablan mı, haaa anladım.
– İş yerinde pek belli etmeyiz, üvey ablam ama babalarımız bir.

Yatağıma uzandığımda Elif’i düşündüm, ince zayıf, dar eteğinin altından sertliği belli olan kıçıyla kendi halinde sessiz bir kızdı . Hani görseniz yakıştıramazdınız Elif’e böyle bir şeyi. Kemal’in patlattıp başkasına yamanan amcığı şimdi namuslu mu oluyordu. Bana ne yahu deyip yattım.

Bana ne demiştim ama Eşimin ölümünün ardından kimse ile de birlikte olmamıştım. Elif kolay bir hedef olarak yerleşmişti zihnime ya değilse. Fırsat buldukça Elif ile yakınlaşmaya çalışıyordum ama nafile o kadarı pek mümkün değildi. En azından ilk iki ay bu mümkün olmamıştı. Ekibe iyice ısınmıştım ama Elif’i de gözüme kestirmiştim.

Bütün cesaretimi toplayıp bir gece whatsaptan yazmaya karar verdim.
– Merhaba Elif, Recep beyin dosyasını ne yaptık hatırlıyor musun?
– Merhaba imzalaya gitti o dosya
– Ha doğru ya, nasılsın
– Hiç iyiyim dizi izliyorum
– Dizi mi hangisini
– Muhteşem Yüzyıl
– Ha ya neler oluyor değil mi Hürrem tapılacak kadın
– Niye ya ben sevmiyorum onu
– Güzel kadın ya, zeki.
– Ah siz erkekler dolgun kadına bayılırısınız
– Yok yahu ben zayıf, ince, uzun seviyorum

Cevap gelmedi. Ben son bir mesaj attım.
– Yarın bej renkli eteğini giysene sana çok yakışıyor.

Sabahı zor ettim. Evet, bej renkli eteğini giymişti. O daracık etek kalçalarının nefisliğini gün yüzüne çıkarıyordu. Bu zayıf, uzun kadının götünün muhteşem ayrıntıları her erkeği cezbederdi. Bana gülümseyerek günaydın dedi ben de ona tabi. Ara sıra göz göze geliyorduk.

Serhat öğle yemeğinde
– Ne o lan Elif ile
– Ne alaka oğlum
– Hadi hadi yeme beni…
– Eh akraban diye
– Yok ya benim akrabam değil Gülşah’ın akrabası o anne tarafından da dikkatli ol bak. Gülşah görmesin
– Görürse görsün amına koyum
– Lan
– Tamam lan tamam biliyoruz ablan
– He öyle ama bakma o da bahtsız enişte bey yatalak bizim.
– Niye lan
– Niye olsun kazadan sonra adam felçli gibi kaldı. Pek samimiyetimiz yok çünkü bizim pederin nanesiyim ben Gülşah’ın annesi resmi eşi işte çaktın mevzuyu ha ablam neticede ona göre ha. Elif’e ne yaparsın bilmem hahah
– Yemedik ya ablanı

O gece bir şişe şarap açmış televizyon karşısında pinekliyordum. Elif yazmıştı
– Ne yapıyorsun
– Şarap içiyorum
– Günah günah =)
– Aman nesi günah kendi kendime içiyorum, hem senin ki yok mu
– Aman boş ver şu salağı evde yok
– İşyerinde çok mu dikkat çekiyoruz
– Ne varda dikkat çekeceğiz yahu biz arkadaşız
– Değil mi
– Evet, şarabın tadını özledim
– İçiyor muydun
– Evet daha önce açık birisiydim ben
– Bak sen ne numaralar vardır sende daha
– O ne demek
– Ne demekse ne demek
– Bir şey mi duydun sen
– Yoo ne duymam gerekir
– Hiç
– Kemal’i biliyorum.
– Yaaa
– Evet, eh bana da bir güzellik yaparsın artık
– Sarhoşsun sen
– Sarhoşken de kaldırıyorum benim 23 cmi merak etme
– Terbiyesiz.

Gerçekten sarhoştum. Sabah kalktığımda yazdıklarımı okuyunca beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Gülşah hanım beni koridorda yakalayıp. Çıkışta biraz konuşacağız servisle gitme seni ben bırakırım demişti. Mesaiyi zor etmiştim. Ah işten kovulacaktım bu nasılda belli idi.

Gülşah emniyet kemerini takıp iş yerinden uzaklaşmaya başladığımız da konuşmaya başladı.
– Üç aydır çalışıyorsun çalışkan bir elemansın yalan yok ama Elif’ten uzak dur.
– Anladım
– Dün bana yazışmaları gönderdi.
– Sarhoştum.
– Kemal mevzusunu Serhat mı söyledi
– Şey…
– Başka kim olacak değil mi? Bu konuda kimseye bir şey söylemeyeceksin. Seni bu defa affediyorum ama Elif’ten uzak dur.
– Nereye gidiyoruz.
– Bira alıp yalnız kalacağımız bir yere gideceğiz, bakalım içince de kalkıyor mu. Hahahaha ne şaşırdın sen öyle şaka tabi ki evine bırakacağım seni. Ulan bana da mı yürüyeceksin kudurdun mu oğlum sen.

Buraya kadar gelmişken bir kahveni içeyim bari diyerek benimle birlikte yukarı geldi. İşkillenmedim değil, bana karşı bugün oldukça sıcak davranıyordu ama ne bileyim.
– Bu fotoğraflar kimin
– Eşimle kızımın
– Ah nasılda güzel bir kadınmış tekrar başın sağolsun
– Teşekkür ederim
– Benim hikayemi de anlatmıştır Serhat sana
– Biraz bahsetti
– Evet, dört yıldır ne yazık ki yatalak eşim. Kader
– Evet her şey kader.
– Güzel bir kitaplığın varmış. Okudun mu hepsini.
– Evet, büyük bir kısmını.

Elindeki kahve fincanını masanın üzerine koyup yanıma doğru yaklaştı öylece birbirimize bakıyorduk, ne oluyordu yahu dememe kalmadan kucağıma oturup dudaklarımı emmeye başladı. Sikim yılların verdiği hasret ile bir anda kalkarken ne yapacağımı bilmiyordum. Serhat’ın ablası, şefim Gülşah kucağımda deli gibi emiyordu dudaklarımı. Elif’e niyet Gülşah’a kısmet diyerek ben de sarıldım dudaklarına deli gibi öpüşmeye başladık, dilim ağzının içinde boynunda durmadan dolaşıyordu.
– İlk iş görüşmesinde amımı ıslatmıştım şerefsiz, Elif’e yürüyünce ..
Elimi kalçalarına atmış okşuyordum. Bir yandan da gömleğinin düğmelerini çözüyordu, sütyeninden belli olan iri memeleri birazdan ağzımla buluşmuş deli gibi ısırarak emiyordum.
– Morartma
– Kim görecek amına koyum
– Ohhhh…
Taş gibi iri memelerini kokluyor uçlarını yalıyor, deli gibi emiyordum. O da tişörtümü çıkarmış bedenimde dilini gezdiriyordu yatak odasına geçtiğimizde onun g-string kilodu benimse baksırım vardı. Baksırmı çıkarıp sikimi özgürlüğüne kavuşturdum. Gözleri sikimin üzerinde dolaşırken eli ile hamle yapıp beni önüne çeki sikim ağzında dolaşırken sigaramı yaktım. Özlemişti sik yalamayı bu her halinden belli oluyordu. Kalın ve uzun sikimi gırtlağına kadar sokup çekiyordu. Bir elimde sigara diğeri memelerinde cork cork sesleri eşliğinde ilk postamı ağzına attırmıştım. Hepsini yuttu.
– Ben de seni yalamak istiyorum
– Vaktim yok o kadar derken g-stringini çıkarıp yatağa uzandı. Sok şuun dört senedir yaraksızım.
Henüz inlememiş sikimi yarı sert içimde kara amına soktum.
– Ohhhh, pompala Tahsinim
Pompalama başladım, pompaladıkça tekrar sertleşmiştim. Üzerine uzanıp hayvan gibi sikiyor, gözlerindeki acı ve zevki görüyordum dudak dudağa yapışıp ihtiras ve tutku ile öpüşüyorduk. Sertçe dibine kadar basıyordum ıslak ve daracık amının. Deli gibi sırtımı okşuyor omuzlarımı ısırıyor beni kendine çekiyordu. Bedenlerimizin sesleriyle daha da azıyor birbirimize iyice kenetleniyorduk.

Yan çevirip götüne bir şaplak atarak tekrar girdim. Kolumun üzerine yatmış elimi ağzına alıp parmak uçlarımı emerken diğer elim memelerinde dolaşıyordu iri ve büyük memeleri sakallarımda kızarmış yer yer esmer teninde çürüme izleri vardı. Götü biraz geniş ama güzel pürüssüzdü, prüssüz götlere bayılırım doğrusu elimi orada gezindiriyor. Sertçe köklüyor Gülşah’ın amının tadını alıyordum. Beni ittirip üzerime çıktı ayakları üzerinde durup sikimi eline alıp amına nişanlayıp oturdu.
– Büyük …
– Ohhhh orospu…
– Sik beni…koy amcığıma

O oturup kalkarken ben de amının içine sertçe bastırıp memelerini tokatlıyordum. Son darbesi fenaydı bir anda bütün gücü ile sikimin üzerine oturup götünü sağa sola oynatıyor bir taraftan omuzlarımı sıkıyor hırıltılı sesler çıkarıp götünün kasılmaları ile siki amımı sıkıyordu. Üzerime yatıp kaldı, boşalmıştı sıra bendeydi götünü hafifçe yukarı kaldırıp sertçe vurmaya başladım ben vurdukça taşaklarım birer gülle gibi götüne çarpıyor Gülşah bas bas bağırıyordu. En son “içime boşalma…” dedi ama kim dinlerdi onu. Bir anda ikinci patlamamı amına yapmıştım.
Bir süre öylece devrilip yattık, sonra giyinip bana baktı çırılçıplak yatan bana. Kapının çarpılış sesini duydum. Ve öylece uyudum.

-Devamı Gelecek-

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*