YENGE

YENGE

İsmimi veya yakınlığımı belirtmek istemiyorum zira hakkımızda oluşabilecek en ufak şüphe bize sıkıntılar açabilir.Bu yüzden sadece yenge diyerek yazmak istiyorum
“Yenge” aile içinde aslında pek haz edilmeyen,”aman çağıralım da laf etmesin”denilerek bir nevi idare edilen biri içlerinde bulunduğum aile için.Onlar için diyorum çünkü benim için artık farklı bir yerde.Hatta sanırım ikimizde birbirimiz için farklı konumlardayız. Eşini kaybedince aileyle irtibatı asgariye inmiş durumda.Yine de heryerde bulunmaya devam ediyor,toplu ev oturmalarında vs.kendisini görüyordum.Açıkçası çok da varlığı yada yokluğu farketmiyordu benim için. Geçtiğimiz aya kadar dikkatimi çekmemiş dolayısıyla aklımdan geçmemiş normal alelade bir selamlaşmamız olan,yukarıda yazdığım ortamlar dışında da arada evlerine mecburi girişlerim dışında temasım olmayan eşimin yengesidir.
Yaşının 45 olduğunu yeni öğrendim.Köydeyken erken yapılan evlilik,erken anne olma süreci yine erken evlenen çocukları,sıkıntılı ev yaşantısı İstanbul’a taşınma derken bu zamana kadar orta düzey bir yaşantı ile gelmiş bir kadın. İstanbulun orta-alt semtlerinden birinde oturmakta.Erken yaşta mücadeleye başlaması ona aslında hayatı iyi tanıyan uyanık biri olma şansını vermişti.Tüm bu tespitleri yaşananlardan sonra edindim aslında.
Geçtiğimiz ay ilaç tanıtımı şehir dışında bulunmam gereken bir işim oldu.O arayı değerlendirmek adına eşim kuzeninde kalmak istedi.Olur diyerek Perşembe akşamından kuzenine götürdüm.Arabayla çevreyoluna bağlanmadan telefon çaldı.Eşim arıyordu.Arabada birşey unuttuğunu düşünerek ara sokağa dönüp telefonu açtım.”Ne unuttun diyerek” esprili açtım telefonu.”Unutmadım da birşey istesem” dedi.Yakınlarıyla pek içli dışlı olmamam sebebiyle cevabım önemliydi.”Yengem eve geçecekmiş bırakabilir misin geçerken?”dedi.Yalan yok biraz isteksiz tamam dedim.Döndüm sokağa vardığımda kapıdaydı. Ayağında yarı açık bir ayakkabı,içinde çorabı ayak bileklerine gelen eteği ve üzerinde muhtemelen baya evvel alınmış dar gelen pardesüsü vardı. Dar diyorum öylesine sıkmış ki basenlerini külot izi belliydi üzerinden.Arabaya bindi naber nasılsın faslından sonra konuyu kendi açmaya başladı.Trafik,ulaşım zorluğu filan derken “hatır için geldim bu kadar yolu tam da yemek saati filan”Yani diyordu ki bana kal demediler.Aklı sıra dert yanıyo. Açıkçası he hee diye dinledim.Ta ki torpidodan şarj aletini alana kadar.Oturduğu tarafa eğildiğimde ayakkabılarının arkalarını çıkarmış siyah çoraplı ayaklarını ayakkabılarının üzerine koymuştu.Orada ışık yandı bende.Kriz fırsata döner miydi?Döndürmeye çalışsam tersler miydi?Terslese hangimiz daha çok zarar görürdükleri kafamda dolaştırıp kar-maliyet analizi yaptım:)

Ben de başladım trafikten filan bahsetmeye bu sefer.Yani dedim,yemek yenip öyle yollanabilirdi.Ama sen de ben de dış kapıyız sanırım ondandır belki deyip şaka yollu biraz daha deşmekti niyetim.Ki istediğim gibi de oldu.”Bu kadar saat bekleyeceğimize dur-kalk birşeyler yiyelim yol rahatlar devam ederiz.”dediğimde önce evde yeriz deyip sonrasında biraz da yan cebime koy der gibi kabul etti.Ama eve davet edilme fikri anahtardı burada.”Netice de yemek yiyecektik dimi ölelim mi yani açlıktan”? tarzı birbirimize telkinde bulunduk.Aslında bu kimseye “söylemeye gerek yok,olur da bir duyan olursa aynı şeyi söyleyelim”‘in provasıydı.Dediğim gibi uyanıktı.

Çok abartılı olmayan ama nezih bir steak house’a götürdüm.Ki zaten zaten daha evvel böyle bir tecrübesi olmayacağını biliyordum.Klasik hafta içi tek tük kimseler olduğundan gayet rahat olduk.Pardesüsünü çıkardı bluz ve altında kumaş eteği ile karşıma oturdu. Sütyenin üzerinde atleti vardı. Bluzden net olarak belliydi. Siparişlerimiz gelip yemeğe başladık.Belliydi her halinden ilk olduğu.Devamlı o’na buna giydirdi.Aslında iyiydi kızması.İntikam alma amacı olsun istiyordum içinde. Hem zaten çağdaş sanat akımı konuşacak halimiz de yoktu.:) Baya sürdü yemek.Hesabı alıp kalktık.Arabaya geçtiğimizde “yollar rahattır artık”dedi. Seni de geçe bıraktım ama sohbet iyi geldi kusura bakma dediğimde işaret geldi.Beni arayan soran yok.Evlenip gidenin umrunda olmuyorsun dedi gülerek.Yola devam ettik.Köprü’den sonra Baltalimanı’na doğru indim sahile doğru.Şaşırdı.Madem arayanımız yok dedim gülerek.Ses etmedi.Tatlı yiyelim mi diye sordum.Şimdi istemedi canım dedi.Sahile doğru yanaşıp arabaya çayımızı istedim.İlginç birşeyler vardı.Teklifsiz şeyler yapıyordum,ses etmiyor uyum sağlıyordu.Çaydan sonra yola devam ettik.Eve yaklaşınca hala tatlı istemedi mi canın diye sordum.Alalım ama geç oldu hem buralarda gören olur evde yeriz dedi.Duymak istedğim tam olarak buydu.Durdum ne istersin peki diye sordum.Aslında şöbiyet varsa severim dedi.Bu da iyiydi.Farketmez demesinden iyiydi.Sevdiği birşeylerin onun için başkası tarafından yapılması mutlu etmişti o’nu. Çeşitlerden azar azar alıp birer’de süpangle alıp bagaja koyup markete girip birkaç parça daha birşeyler alıp arabaya geçtim.Evin sokağına girince bikaç apartmana doğru kafasını çevirerek baktı.Tedirgin edecekse ben devam edeyim dedim.Yok dedi ama yine de rahat olsun diye ben seni bırakayım arabayı başka yere parkeder öyle gelirim torbalar da olur elimde rahat edersin deyince “Daha iyi olur” dedi.Kaçıncı zildi dedim. Kapıyı aralık bırakırım kapanırsa 4’e basarsın dedi.Kapıda bıraktım devam ettim arkamdan el salladı.Bu; etraftan görenlere “saklım gizlim yok yakınım eve bıraktı demekti aslında.Arabayı her ihtimale karşı bir yıkamacaya bıraktım.Gündüz yıkama akşam otopark olan biryerdi. İç-dış yıka gece de kalsın dedim.Gece kalacağım içime doğmuş gibi.Eşimi aradım.Kalabalık’tan filan bahsetti. Gelenleri anlattı filan.Eve geçtiğimden dizi izleyeceğimden filan konuştuk.Teşekkür ederim dedi.Neden dedim Yengemi bıraktın sağol yoksa geç oldu kalırdı rahat edemezdik dedi.Onların sokağa da giremedim yolun başında bıraktım ama laf temez herhalde diye ben de “memnuniyetsizliğimi” belli ettim.

Eve geldiğimde demir kapı açıktı.Torbalarla apartmana girdiğimden dolayı gören olduysa da dikkat çektiğini sanmıyorum.Ki çekmiş olsaydı şimdiye kadar kulağımıza gelirdi.Daire kapısını açtı ayakkabıları çıkarttırmadan kısık sesle öyle gir dedi.Bu gizlilik hoşuma gitmişti.Yer yoktu herhalde diye sordu.Yoo vardı da XXXX’i aradım ne merak etmesin diye.”Ne yapıyolarmış diye sordu umursamaz ama merak ederek” Daha başka kişilerin de geldiğinden bahsettim.Özellikle yapıyordum ki kızsın intikam duygusu depreşsin diye.Hoşgeldin dedi. Ne yapacağımızı bilemeden tokalaştık 🙂 Üzerini değiştirmişti.eteği dah agünlük bol, çorap siyahtan desenli ten rengine evrilmişti.Bluz çıkmış yerine daha günlük triko gibi düğmeli birşey giymişti. Sütyeni’de değişmişti.Göğüsleri biraz aşağıdaydı.Ellerimi yıkıyayım dedim.Ama niyetim çıkan siyah çoraplardı.Önce biraz durup sifona bastım.Sepet açıldığında çorap yoktu.Ama hafif nemli,siyah ağ kısmından ufak yırtık bir külot vardı.Değiştirmişti.Ellerimi yıkayıp kapıyı açtığımda karşımdaydı elinde havluyla.”Kusura bakma misafir havlusu koymayı akıl edemedim,çok da gelen giden olmayınca unuttum” dedi. Kuruladım içeri geçtim.Perdeler çekilmişti.Çay mı içersin dedi tatlının yanında diye sordu.Sonra “önce çay içelim kahveyi çaydan sonra içeriz diyerek kendine cevap verdi.

Çayları getirmeye gitti geldiğinde servis ederken bir düğme açılmıştı triko bluzden. Çayı tut sehpa vereyim diyerek karşımda domalıyordu şimdi.Domalınca etek hafiften kalkıyor ince çorapların baldırları sarmasını görebiliyordum.Bir teklide ben ortadaki sehpa ortak diğer teklide de o oturuyordu.Biraz zaman konuşma baya zevkli hale gelmeye başladı.Telefonundan birşeyler gösteriyor gösterdikçe eğiliyor ben de kontrolden çıkıyordum. Bir bacağını diğerinin altına aldı.Yerde kalan bacağına toplanan etekten çorabın diz altı olduğunu gördüm.Aslında bilerek yaptığını sonrakini konuşmada öğrendim.Saat 11 buçuğa geliyordu.Şimdi risk almak zamanıydı.Ben kalkayım dedim. Kahve yapıcaktım daha dedi.Zahmet etme yorgunsun sen de dedğiğmde sesi değişti.”Kimse düşünmedi bu zamana kadar sen de düşünme”dedi.Olur mu ya diye söze girecekken devam etti: “Bu akşam yemek yedik dışarda.Ben dışarda yemek yemeyi mahalledeki lahmancucu sanırdım.Ne istediğimi sordun onu aldın ilk defa gördüm ben bunları.Şimdi de kahve için yorgun değilim zaten hem hatrı da varmış kahvenin “deyip kalktı.Kısa süre düşündüm.Hareketi o yapacak değildi ya.Ne yapsın boynuma mı atlasın.gibi düşüncelerden sonra arkasından mutfağa gittim.Cezveyi karıştırıyordu.Nabız yoklamak için arkasından yaklaştım kafamı uzatıp şeker attın mı diye sordum.

Nefesim ensesindeydi.Yok atayım istersen deyip şekerliğe uzanınca elinden tuttum gerek yok dedim.Sol elimle ocağı kapattım.Arkasından dayandım sol elimle de cezveyi tezgaha bıraktırıp iki elimi ellerinin üzerine koyup kulağına eğildim.Artık uzatmayalım istersen dedim.Neyi filan diyordu ama ikimizde çıkmıştık kontrolden.Cevap vermedim. kulaklarına nefesimi veriyor ellerini yavaşça serbest bırakıp göbeğine göğüs altlarına sarılıyordum.Sikimi iyice bastırıp boynunu kokladım ellerim göğüslerinde dolaşmaya başladı o arada.Tezgahtan yansıyan kadarıyla gözlerini kapatmıştı.Bi gören olacak tarzı saçma sapan şeyler söylüyordu direk atlamak için ama kim görecek deyip geçiştiriyordum.Ufak da olsa karşı koymaları sesi kesilince yüzüne döndürdüm kendime.Dudaklarını yavaş yavaş öpmeye başladım.İnanılmaz bir şekilde karşılık alıyordum.Ben sırtını elleyebiliyordum sadece.Götü tezgaha dayalıydı. Böyle ayak üstü bırakamam seni dedim dudaklarından ayrılınca.Elinden tutup oturduğumuz odaya giderken orada da rahat olmaz deyip yatak odasına geçirdi beni.Güneşliğin üzerine kalın perdeyi de çekerek ışığı yaktı.Yakma ışığı dedim antreyi açtım.Gelen loş ışık yetiyordu.Düğmelerini açıyordu.Ne yapıyorsun dedim.”Sence” dedi. Herşeyi bana bırak dedim.Bu zaman kadar herşeye koşan sen bu akşam hiçbirşey düşünmeni istemiyorum diyerek dudaklarına geçtim.Yatağa oturduk önce öpüşerek.Karşılık veriyor ensemi okşuyor.arada dudağımı dişleriyle sıkıştırıp nefes alıyordu.Kapatma gözlerini dedim.Seni görmek istiyorum deyince gülümsedi.Senelerce hoyratça sikilip bırakılmasının ardından pirim yapmak istiyordum.Uzandık yatağa yine öpüşerek.Tülbenti açıldı kenara attı.Bonesini çıkarttırmadım önce.Ama altından saçını boyadığını farkettim.Uzuun uzadıya dudaklarını öpüp yavaş yavaş düğmelerine gelmiştik artık. tek tek açıyor açılan her santimi dilimle dudağımla dolduruyodum.Tüm düğmeler açıldığında atleti altında pamuklu sütyeniyle 45 yaşında aç bir kadın vardı altımda.Atleti ve sütyenini çıkarıp belden üstünü çıplak bıraktık.Ama bi tek ben kaldım deyince gömleğimi ve atletimi çıkarıp eşitledik çıplaklığımızı.

Artık boynunun altından göğüslerine iniyordum.Rüya gibiydi.Önce göğüs arasını açtım dilimle.Sonra Sol göğsünü emmeye başladımUcu sütyenin baskısından içeri kaçmış ve kuruydu.Dilimle ıslatıp dudaklarımla çekip emmeye başladım.Elim sağ göğüs ucundaydı.Sonra iki göğsünü birleştirip ikisininde uçlarını ağzıma alıp bıraktım.Şimdi hafiften göbek deliğine iniyordum.Huylanır mısın diye sordum.”Bilmem denemedim” dedi.Hiç yalanmadın mı diye sordum.”Yok” dedi geçiştirdi.Göbeğinin her santimini yalarken dilimi göbek deliğine getirip göğüs uçlarını elimle sıkıyordum artık.Kafamı kaldırıp baktığımda elleri yanına uzanmış gözleri kısık bir kadın vardı yatağımda.İyi misin dedim.Kafa salladı sadece.Girmiyecek misin diye sordu.Acelemiz var mı dedim.Cevaplamadı.

Yatakta sırtına iki yastık koydum.Hafif oturtur vaziyette.Şimdi sakın bana karışmıyorsun sadece anı yaşıyoruz dediüimde bu şekilde girmen zor olur dedi.Daha girmiyorum tatlım dedim.Tatlım mı deyip güldü.Eteğini belinden sıyırıp çıkardığımıda banyodaki tahminimin doğru olduğunu anladım.Değiştirmişti yırtık külodunu.Ve başından beri planlıydı aslında.Çünkü kırmızı ve tül bir külot vardı içinde.Gülümsedim.Ne oldu dedi. Hazırlıklıymışsın dedim.Utandırma beni ama dedi.Şimdi artık utanma veya durmak yok.Sen ben ve senin yaşayacakların var dedim

Pantolonumu çıkarıp boxerla yatağa uzandım.Dudaklarım amına hizalı bir şekilde tül külodun üzerinden amının tadını almaya çalıştım.Hafif kıllar görünüyordu.O kadar da hazır olamayacığını kabullendim.Kafamı tutup temizleyemedim bir haftadır deyince” Söz verdin karışmayacaktın” dedim.Tül külodun üzerinden amını dakikalarca vakumladım dişlerimle hafif hafif kaşıdım.Hafif belini kaldırıp külodu da altından alıp am dudaklarına eğilip aynı dudaklarını öper gibi başladım amdudaklarıyla sevişmeye.Önce sol dudağı ayırıp dudaklarımla ezmeye başladım.Titiriyordu artık.Ayağında diz altı çorapları sırtıma basıp belini oynatıyordu.Am dudaklarıyla seviştikten sonra yakın mısın boşalmaya dedim.Bilmem ki dedi.Bazen olmuyo bende dedi.O zaman şöyle yapıyoruz dedim. sen boşalana kadar ben dilimle amındayım tatlım.Ve ağzım amındayken boşalmanı istiyorum dedim.Anlamaz bir şekilde tamam dedi.Am dudaklarını ayırp dilimi sokabildiğim kadar derine sokup içerde hareket etmeye başladım.Ağzım açık amına vakum yaparken dlim amınıda gidebilcek en derine gidiyordu.Parmak uçlarım göğüs uçlarını sıkarken yengem artık kafamı amına bastırmaya çoraplı ayaklarıyla sırtımdan destek alıp boşalmaya başlamıştı.Boşalma bitmiş artık rahatlamıştı biraz.amından kaldırıdım kafamı.Sadece gülümsedim.Üzerine doğru eğildim kafasını kaldırıp dudaklarıma yapıştı.Am sularıyla ıslanan dudaklarımı emiyor çok tatlı diyordu.Dudaklarımı çektim “tatlılık am sularından aşkım” dedim. Aşkım dememle azgınlığı artmıştı.Bir sigara içeyim dedim kapıdan çıkıyordum ki burada iç dedi.

Sigaramı yaktım yatağın alt tarafına yüzünü görecek şekilde uzandım.Çoraplarını dizlerine kadar çektim yine. Şaşırdı “Çıkartmıcak mısın” diye sorunca daha değil dedim.Hep böyle olsaymış ben hergece istermişim dedi .Anlamamıştım.Heryerim ilk kez okşanıyo benim dedi.Uzatmadım.Klişeye girmek işime gelmedi.Duygusallık en son isteyeceğim şeydi. Ayakların dedim peki? Ne var ki dedi saf saf ayaklarını havaya kaldırıp.Ayakların okşandı mı dedim.Kadınlığıma dil değil el dokunmadı diyerek kestirip attı.Sigaramın son nefesini çekip küllüğü tuvalet aynasının üzerine bıraktım.

Çoraplarının başladığı yerden aşağıya doğru öpüp emmeye başladım.Altları morartma görünür dedi.Anlamıyordu belki ama keyfini çıkartmaya çalışıyordu.Ayaklarının üzerini öptükten sonra baldırlarından itibaren çorabı yırta yırta bacaklarından çıkardım.Yatağa oturdum Bir bacağı omzumda bir ayağı ağzımda öpmeye başladım.Boşta kalan elimlede uzanabildiğim yerlerine dokunuyordum.İyice hazır olduğunda “Artık içinde olmak istiyorum bebeğim”dedim. Yatağa rahatça uzandı.Gözlerini kapatma sadece bana bak dedim.Sikimi yavaşça am deliğine hizalayıp içine girmeye başladım.Deliriyorduk.Yaşadığımız zevki başka hiçbir kelime tarif edemez.Tamamı içine girdiğinde başından düşmek üzere olan boneyi de çıkardım.Saçları sarıya boyanmıştı.Saç rengin çok güzelmiş dedim.İlk kez boyamıştım sana kısmetmiş görmek dedi.Nedense beni çok tahrik etmişti bu lafı.Biraz daha hızlanmıştım ama fazla da ses çıkaramıyoduk.Bana bakan gözleri kısılmaya başladı.Boşalması yakındı.Boşalırken dudaklarıma gel demeye kalmadan kafasını kaldırıp dudaklarımı aldı.Dudağımı sıkmasından aldığı hazzı tahmin edebiliyordum.O boşalırken daha da hızlanıp zevkini uzattım.Boşalması bitince sikim içinde öylece kaldım.Hafif hafif git gel yapıyor kendine gelmesini bekliyordum.Nasılsın dedim. “Çok güzel ama yoruldum biraz” dedi.Haklıydı.45 yaşında uzun aradan sonra ve hayatında ilk kez böylesine sevilmek ve sikilmek yordu onu. Boşalayım ben de o zaman dedim.Bacaklarını omzuma aldım.Üzerinde kaya kaya amının her santimini hissede hissede sikmeye başladım.Ve artık ben de biraz hızlanıp amının en derinine boşaldım.Terlemiştik.Biraz kendime gelip içinden çıktım.Sikimi kasıklarına yaslayıp üzerine uzanıp dudaklarına yumuldum.İnşallah hamile kalmam dedi gülerek.Nasıl olacak ki o dedim yaşını ima etmeden.Çok zevk alırsan kesin hamile kalırsın derdi eskiler dedi.Hamile kaldığında çok mu zevk almıştın dedim.O kadarla kalırsam bu sevkle üçüz doğururum dedi fısıldayarak.Güldük.Sen önce duşa gir o zaman üçüzleri temizle diyerek kalktım üzerinden yana uzandım.Tül külodunu amına tutarak banyoya gitti.

Saat neredeyse 3’e geliyordu.Bu kadar saat ona kendimi tattırmayla geçmişti.Bu saatten sonra sıra benim fantezilerimdeydi. Belki de bu gece ilk ve sonkez olacaktı…….Devam edecek

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*